8. Sınıf 4. Ünite (Communication) Konu Anlatımı ve Kelimeler

  1. SINIF 4. ÜNİTE (COMMUNICATION) KONU ANLATIMI

    1. HANDLING PHONE CONVERSATIONS

Bu ünitenin kazanımlarından biri telefon konuşmalarını anlama ve gerçekleştirebilmedir. İngilizcede telefon konuşmalarında sıkça kullanılan başlıca ifadeler şunlardır.

Telefonu açan kişi kendini tanıtmak amacıyla aşağıdaki ifadeyi kullanır.
Hello, Tina speaking.
(Merhaba, ben Tina.)

Telefon eden kişi kendini tanıtırken, “I’m” yerine “this is” kullanır.
Hello, this is Peter.
(Merhaba, ben Peter.)

Telefonda biriyle konuşmak istediğinizi ifade etmek için;
Is Hakan in?  (Hakan içeride mi?)
Is Maria there?   (Maria orada mı?)
Can I talk to your brother? (Kardeşinle konuşabilir miyim?)
Could I speak to Mr. Dawson? (Bay Dawson ile konuşabilir miyim?)
May I speak to the doctor? (Doktor ile konuşabilir miyim?)

Karşıdaki kişi bu soruya olumlu cevap verirken;
Hang on a moment, please. I’ll get him.
(Bir saniye lütfen. Telefonu ona veriyorum.)
One moment, please. I’ll get him.
(Bir saniye lütfen. Telefonu ona vereceğim.)
Can you hold on a moment, please?
(Bir saniye bekleyebilir misin?)
Please hold and I’ll put you through to him.
 (Lütfen hatta kalın, sizi ona bağlayacağım.)

Bu soruya olumsuz cevap verirken veya ilgili kişi ulaşılır olmadığında kullanılan ifadeler;
I’m afraid he’s not available at the moment. (Üzgünüm şuan burada [veya müsait] değil.)
I’m sorry he’s not in. Who’s this? (Üzgünüm içeride değil. Kimsiniz?)
I’m sorry he’s not here at the moment.
(Üzgünüm şuan burada değil.)
Would you like to leave a message? (Ona mesaj bırakmak ister misiniz?)
He’s busy now. Can you call again later? (Şuan meşgul. Sonra tekrar arayabilir misiniz?)
Could I take your name and number? (Adınızı ve numaranızı alabilir miyim?)
Could I ask who’s calling? (Kimin aradığını öğrenebilir miyim?)
He has gone out. Who’s calling? (Dışarı gitti. Kim arıyor?)

Aradığınız kişi o sırada müsait değilse, kullanabileceğiniz bazı ifadeler şunlardır:
Could you ask her to call me, please? (Ona beni aramasını söyler misiniz lütfen?)
This is Albert Parker. My number is 723345. (Ben Albert Parker. Telefon numaram 72334…)
I’ll call back later. (Daha sonra tekrar arayacağım.)

Konuşma esnasında hat kötüyse veya karşıdakini tam olarak anlayamadıysanız kullanabileceğiniz ifadeler şunlardır:
I can’t hear you very well. It’s a bad line. (Sizi iyi duyamıyorum. Hat kötü.)
Could you please repeat that? (Tekrar söyler misiniz lütfen?)

  1. EXPRESSING CONCERNS AND SYMPATHY

Bu kazanımla ilgili ders kitabında ve müfredatta geçen belli başlı kalıplar şunlardır.

I’m sorry to hear that.                      (Bunu duyduğuma üzüldüm.)
We’ll meet up later then.                (Öyleyse daha sonra görüşürüz.)
I’ll get back to you in an hour.       (Bir saat içinde sana geri döneceğim.)
I hope you feel better soon.                       (Umarım yakında daha iyi hissedersin.)
That’s so bad.                                   (Bu çok kötü.)
See you later then.                           (Öyleyse daha sonra görüşürüz.)
I hope you can come with us.         (Umarım bizimle gelebilirsin.)

Ayrıca şu ifadeleri de bilmenizde fayda vardır:

Oh, that’s terrible!                             (Bu çok kötü!)
Oh, that’s unfortunate! I’m sorry.   (Bu talihsiz bir durum! Üzgünüm.)
I’m so sorry to see you in this state.             (Seni bu durumda gördüğüme üzüldüm.)
I can’t tell you how sorry I am.        (Ne kadar üzgün olduğumu anlatamam.)
I know how it feels.                          (Nasıl bir his olduğunu bilirim.)
I know how you feel.                                   (Nasıl hissettiğini anlıyorum.)

  1. TALKING ABOUT PLANS

İngilizcede gelecekle ilgili planlarımızdan bahsederken genellikle (be) going to ifadesini kullanabiliriz. Planları ifade etmeyle ilgili aşağıdaki örnek ifadeleri inceleyiniz.

What are you going to do on the weekend?    (Haftasonu ne yapacaksın?)
I’m going to have a picnic on Sunday.           (Pazar günü piknik yapacağım.)
Are you going to do anything on Saturday?   (Cumartesi günü bir şey yapacak mısın?)
Are you doing anything this weekend?          (Bu haftasonu bir şey yapıyor musun?)
Do you have any plans on Friday afternoon?  (Cuma öğleden sonrası için planın var mı?)
What are your plans for this weekend?           (Bu haftasonu için planların neler?)

8. SINIF 4. ÜNİTE KELİMELER

LESSON 1                                                              

send an email                       : eposta göndermek
make a phone call    : telefon görüşmesi
yapmak
text a message          : mesaj atmak (cepten)
send a fax                  : faks göndermek
write a letter             : mektup yazmak
leave a voicemail     : sesli mesaj bırakmak
use social networks : sosyal ağları kullanmak
speak face-to-face    : yüz yüze konuşmak
leave a message note: yazılı mesaj bırakmak
keep in touch                        : irtibatta olmak, görüşmek

LESSON 2

formal                        : resmi
informal         : resmi olmayan (günlük konuşma)
available        : uygun, müsait, ulaşılabilir

LESSON 3

speak             : konuşmak
call                 : telefonla aramak, telefon etmek
ask                  : sormak
hear                : işitmek, duymak
leave              : bırakmak
take                : almak
repeat             : tekrar etmek
talk                 : konuşmak
answer           : cevap vermek
conversation  : konuşma, sohbet
caller              : arayan
sender                        : gönderen
receiver          : alıcı

LESSON 4

communication         : iletişim
exhibition                  : sergi
important                  : önemli
pretend                      : -miş gibi davranmak
express                      : ifade etmek
concern                      : endişe, ilgi, kaygı
LESSON 5

watch a movie          : film izlemek
have a picnic             : piknik yapmak
technology store       : teknoloji mağazası
clothes store              : giyim mağazası
accessory store         : aksesuar mağazası
play sports                : spor yapmak
play boardgames      : masa oyunu oynamak
inform                                   : bilgilendirmek

what               :
ne?
when              : ne zaman?
where             : nerede?
why                : niçin?
who                : kim?

LESSON 6

how many      : kaç tane?
use                  : kullanmak
send               : göndermek
mean              : anlamına gelmek, kastetmek
language        : dil, lisan
text                 : metin, yazı
become          : olmak
popular          : popüler
cheap             : ucuz
fast                 : hızlı
fun                  : eğlenceli, zevkli

approximately          : yaklaşık olarak
teenager                    : ergen
mobile phone                       : cep telefonu
exciting                      : heyecan verici
abbreviation             : kısaltma
buy                             : satın almak
worried about           : endişelenmek
word                          : kelime
symbol                       : sembol, simge
negative effects        : olumsuz etkiler
believe                       : inanmak
according to               : -e göre
change                       : değişmek
correct                                   : doğru
prefer                         : tercih etmek
communicate            : iletişim kurmak
mostly                                    : çoğunlukla
secret                         : gizli, sır
over                            : üstünde, üzerinde

PROJECT

mock                          : sahte, taklit
record                        : kaydetmek
follow                        : izlemek, takip etmek
dial                             : telefonla aramak, telefon
numarası çevirmek
greet                           : selamlaşmak
invite                         : davet etmek

WORKBOOK

secret code                : gizli kod
alphabet                    : alfabe
sign language                       : işaret dili
text message             : cep telefonu mesajı
letter                           : mektup
postcard                     : kartpostal
missing                      : noksan, eksik
keyboard                   : klavye
speaker                      : konuşmacı, konuşan
below                         : aşağıda
originally                   : aslen, köken olarak
landline                     : sabit telefon hattı
socialize                    : sohbet etmek, sosyalleşmek
choice                         : seçenek, tercih
say                              : söylemek
receive                       : almak
exchange                   : değiştirmek
nearly                                    : neredeyse, aşağı yukarı
daily                           : günlük
gadget                                    : cihaz
specification             : özellik
contain                       : içermek
screen                         : ekran
translate                    : çevirmek
special                                   : özel

pronounce                 : telaffuz etmek
sentence                    : cümle
fit                                : uymak
pocket                                    : cep
storage                       : depo
display                       : göstermek
recognize                   : tanımak
touchscreen               : dokunmatik ekran
handwriting              : el yazısı
through                      : vasıtasıyla, yoluyla
real                             : gerçek
voice                           : ses
human                        : insan
product                      : ürün
experience                 : deneyim, tecrübe
travel                          : yolculuk, seyahat etmek
brochure                    : broşür

34 thoughts on “8. Sınıf 4. Ünite (Communication) Konu Anlatımı ve Kelimeler

  1. sağolun gerçekten çok faydası dokundu.çünkü yarın inglizce dersinden kelime quizimiz vardı…

  2. Hocam bizim öğretmenimiz bunların çıktısını sınıfa dağıttı çok faydasını gördük eyw (;

  3. hocam 5. ünite ve diyerlerini yayınlayacak mısınız sabırsızlıkla bekliyoruz öğrencilerimiz çok sevdi

  4. Hocam cok guzel 5. ünite yi versen artık bu kadar zor mu allah aşkına lutfen sensız ders calısamıyorum yaaa 😀

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


DİKKAT AŞAĞIDAKİ YAZIYI OKUMADAN YORUM YAZMAYIN!
TÜRK CEZA KANUNU MADDE 125. - (1) Sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.
Yazılan tüm yorumlar ve IP adresleri veritabanında ve sunucu kayıtlarında tutulmaktadır. Hakaret ve sövme durumunda savcılık kanalıyla kişilerin IP adresinden yerleri tespit edilebilmektedir. Sövenler hakkında gerekli işlemler başlatılacaktır. Yorumlarınızı dikkatli yapınız!


TANITIM: İngilizceDers.org sitesi bedava ingilizce ders içerir. Bu sitede yer alan ingilizce ders kitabı konu anlatımları öğrencilere yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır.
TELİF UYARISI: Bu sitedeki çalışmalar (ingilizce ders) özgün olup, bir emeğin ürünüdür. İzinsiz başka bir sitede yayınlanması veya paylaşılması yasaktır. Telif hakkı ingilizcenet.org yabancı dil eğitim projesine aittir.
HER TÜRLÜ SORUN İÇİN İRTİBAT KURUNUZ:
İLETİŞİM: ingilizceforum@gmail.com

error: